İş Kanunu nedir?
İş Kanunu, Türkiye'de işçi ile işveren arasındaki iş ilişkisini düzenleyen temel kanundur. Yürürlükteki metin, 10 Haziran 2003'te yürürlüğe giren 4857 sayılı İş Kanunu'dur. İş sözleşmesinin kurulması ve feshi, ücret, 45 saatlik haftalık çalışma süresi, fazla çalışma, yıllık ücretli izin ve iş güvencesi bu kanunda düzenlenir, m.4'te sayılan işler ise kapsam dışıdır.
4857 sayılı İş Kanunu kimleri kapsar, kimler istisnadır?
Kural kapsayıcıdır: 4857 sayılı İş Kanunu, faaliyet konusuna bakılmaksızın bütün işyerlerine, işverenlere, işveren vekillerine ve işçilere uygulanır. İstisnalar m.4'te sayılır: deniz ve hava taşıma işleri (gemi adamları 854 sayılı Deniz İş Kanunu'na tabidir), 50 ve daha az işçi çalıştırılan tarım ve orman işyerleri, ev hizmetleri, aile üyeleri arasında evlerde yapılan el sanatı işleri, çıraklar (iş sağlığı ve güvenliği hükümleri saklıdır), sporcular, rehabilite edilenler ve üç kişinin çalıştığı esnaf işyerleri. Kapsam dışı alanların içinden bazı işler ise kanuna geri alınmıştır: kıyılarda yükleme-boşaltma işleri ile havacılık yer hizmetleri buna örnektir.
Uygulamadaki karşılığı nettir: ofis, mağaza, üretim ya da teknoloji fark etmeksizin tipik bir şirket iş gücü İş Kanunu'na tam olarak tabidir. İstisnalar daha çok gemi adamı, tarım işçisi ya da ev hizmetlisi istihdam ederken önem kazanır. Bu ilişkiler 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na veya kendi özel kanunlarına göre yürür ve fesih ile tazminat düzenleri farklıdır. İşçi hakları denince akla gelen kanun da bu yüzden öncelikle 4857'dir: işçi lehine asgari standartları o koyar, sözleşmeler bu tabanın altına inemez.
İş Kanunu maddeleri: hangi konu hangi maddede düzenlenir?
Sözleşme türleri m.8–16'da yer alır: belirli ve belirsiz süreli, kısmi süreli, çağrı üzerine çalışma ve deneme süresi (en çok iki ay, toplu iş sözleşmesiyle dört ay). Ücret m.32 ve devamında, asgari ücretin belirlenme düzeni m.39'da düzenlenir. Haftalık çalışma süresi en çok 45 saattir (m.63), bunu aşan fazla çalışma yüzde 50 zamlı ödenir ve yılda 270 saati geçemez (m.41). Yıllık ücretli izin kıdeme göre 14, 20 ve 26 gündür (m.53). Doğum izni ise toplam 24 haftadır (m.74, 7578 sayılı Kanun'la Mayıs 2026'da 16 haftadan yükseltildi).
Fesih düzeni kanunun en çok işletilen bölümüdür: ihbar süreleri kıdeme göre 2, 4, 6 ve 8 haftadır (m.17). Otuz ve daha fazla işçi çalıştırılan işyerlerinde en az altı ay kıdemli işçi iş güvencesi kapsamındadır — fesih geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır ve işe iade davasına konu olabilir (m.18–21). Derhâl fesih hakkı, işçi için m.24'te, işveren için m.25'te sayılan haklı nedenlerle sınırlıdır. Kıdem tazminatı ise 4857'nin kendi metninde değildir: geçici m.6 uyarınca, mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun yürürlükte tutulan m.14 hükmüne göre ödenmeye devam eder.
İş Kanunu tek başına yetmez: işverenin karşısındaki komşu kanunlar
4857 sayılı Kanun omurgadır ama iskeletin tamamı değildir. Sigortalılık, primler ve SGK bildirimleri 5510 sayılı Kanun'a göre yürür. Her işe alım, işe giriş bildirgesiyle SGK'ya bildirilmek zorundadır. Risk değerlendirmesinden zorunlu eğitimlere iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri 6331 sayılı Kanun'dan gelir. Çalışan verilerinin işlenmesi 6698 sayılı KVKK'ya tabidir. Uyuşmazlık tarafında ise işçilik alacakları ve işe iade talepleri için önce zorunlu arabuluculuk, sonra iş mahkemesi yolu işler. Kanuna aykırılıklar iş müfettişlerinin denetiminde idari para cezasına bağlanmıştır ve bu cezalar her yıl yeniden değerleme oranında artar. Mevzuata uyumlu bir istihdam düzeni bu yüzden en az dört kanunu birlikte okumayı gerektirir.
| Kanun numarası ve yürürlük | 4857 — 10 Haziran 2003'te Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi |
| Kapsam | m.4'teki istisnalar dışında tüm işyerleri, işverenler ve işçiler |
| Haftalık çalışma süresi | En çok 45 saat (m.63). Fazla çalışma %50 zamlı, yılda en çok 270 saat (m.41) |
| İhbar süreleri (m.17) | 2 / 4 / 6 / 8 hafta — 6 aydan az / 6 ay–1,5 yıl / 1,5–3 yıl / 3 yıldan fazla kıdem için |
| Yıllık izin (m.53) | 1–5 yıl: 14 gün, 5'ten çok 15'ten az: 20 gün, 15 yıl ve üzeri: 26 gün. 18 yaş ve altı ile 50 yaş ve üstü için en az 20 gün |
| Komşu kanunlar | 5510 (sosyal güvenlik), 6331 (İSG), 6698 (KVKK). Kıdem tazminatı 1475 sayılı Kanun m.14 |
Sık sorulanlar
4857 sayılı İş Kanunu, m.4'teki istisnalar dışında faaliyet konusuna bakılmaksızın bütün işyerlerini, işverenleri ve işçileri kapsar. Kapsam dışında kalanlar deniz ve hava taşıma işleri, 50 ve daha az işçi çalıştırılan tarım ve orman işyerleri, ev hizmetleri, aile içi el sanatları, çıraklar, sporcular ve üç kişilik esnaf işyerleridir. Bu ilişkiler Türk Borçlar Kanunu'na veya kendi özel kanunlarına tabidir.
4857 sayılı İş Kanunu'nda işverene yemek ücreti ya da yemek verme yükümlülüğü getiren bir hüküm yoktur: kanunun zorunlu kıldığı, asgari ücretin altına inmeyen ücretin kendisidir. Yemek ve yol gibi menfaatler iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi ya da yerleşik işyeri uygulamasıyla doğar. Yerleşik uygulama hâline gelen bir menfaat çalışma koşuluna dönüşür ve işveren bunu ancak işçinin yazılı onayıyla kaldırabilir (m.22). Bu ödemeler kıdem tazminatındaki giydirilmiş ücrete de dahildir.
Altı ay kıdemli işçi ücret, fazla çalışma ücreti ve hafta tatili gibi tüm temel korumalara sahiptir. İşveren feshinde ihbar süresi dört haftadır (4857 sayılı İş Kanunu m.17). Otuz ve daha fazla işçi çalıştırılan işyerlerinde m.18'deki altı aylık kıdem şartı dolduğu için iş güvencesi kapsamına girer. Henüz doğmamış iki hak vardır: yıllık ücretli izin ve kıdem tazminatı, her ikisi de en az bir tam yıl çalışmayla kazanılır (m.53, 1475 sayılı Kanun m.14).
İşçi haklarının temel kaynağı 4857 sayılı İş Kanunu'dur: ücret, çalışma süresi, izinler, fesih ve iş güvencesi burada düzenlenir. Kıdem tazminatı, yürürlükte tutulan 1475 sayılı İş Kanunu m.14'e, emeklilik ve sağlık gibi sosyal güvenlik hakları 5510 sayılı Kanun'a, iş sağlığı ve güvenliği 6331 sayılı Kanun'a, kişisel verilerin korunması 6698 sayılı KVKK'ya dayanır. Gemi adamları ve gazeteciler için ayrı iş kanunları vardır.
İş Kanunu'na aykırılıklar, kanunun ceza hükümlerinde fiil fiil sayılan idari para cezalarına bağlanmıştır. Cezalar iş müfettişlerinin denetimiyle uygulanır ve her yıl yeniden değerleme oranında artar. İşçi tarafında ise ücret, fazla mesai, tazminat ve işe iade uyuşmazlıkları için önce zorunlu arabuluculuk, anlaşma olmazsa iş mahkemesi yolu açıktır. Yazılı kayıt tutmayan işveren bu uyuşmazlıklarda ispat yükü bakımından zor durumda kalır.